Paris banliyölerinde başlayan eylemler ülke geneline yayılıyor
Fransa'da lise öğrencilerinin daha iyi eğitim koşulları talebiyle başlattığı eylemler yaklaşık üç haftadır devam ediyor. Öğretmen sayısının artırılması ve sınıf koşullarının iyileştirilmesini isteyen öğrenciler, liseleri kuşatmaya ve okul girişlerini kapatmaya devam ediyor.
Eylemler, başkent Paris'in banliyösü Creteil'de bir lisede öğretmenlerin daha fazla imkan ve personel talebiyle yaptığı grevin ardından başladı. Önce Paris çevresine, ardından ülke geneline yayılan eylemlere çiftçiler, işçiler ve öğretmenlerin yanı sıra çok sayıda eğitim ve işçi sendikası da destek çağrısı yaptı.

Hafta sonuna kadar liselerde eğitime ara verilirken ülke genelinde 375 lise kısmen veya tamamen kapalı durumda. Lyon 2 Üniversitesi de eylemler ve kuşatma riski nedeniyle bazı yerleşkelerinde eğitime ara verdi.
Paris'in yanı sıra Strazburg, Saint-Nazaire, Dunkerque, Belfort, Montreuil ve Aix-en-Provence gibi kentlerde de öğrencilerin lise ve üniversite önlerindeki eylemleri sürüyor.

Lise eylemlerinde polis şiddeti gündemde
Eylemlerde polisin müdahale yöntemleri ve orantısız güç kullanımı tartışmaların önemli başlıklarından biri haline geldi. Şu ana kadar 24 okulun ateşe verildiği, aralarında güvenlik güçlerinin de bulunduğu bini aşkın kişinin yaralandığı ve çoğunluğu genç 6 bin 500'den fazla kişinin gözaltına alındığı bildirildi.

Bazı müdahalelerde gençler ciddi şekilde yaralandı. Val-d'Oise'da 14 yaşındaki bir lise öğrencisi polis müdahalesinde yüzünden yaralanırken, Lens'teki eylemlerde 15 yaşındaki bir öğrencinin elinde şok bombası patladı ve genç elini kaybetti. Tours'da ise 16 yaşındaki bir öğrencinin plastik mermi isabet etmesi sonucu sağ gözünün görme yetisini kaybettiği bildirildi.
Polis müdahalelerine ilişkin Fransız ulusal polisini denetleyen IGPN'de açılan soruşturma sayısı 18'e yükseldi.
Hükümet polisin şok bombası kullanımını askıya aldı
Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nunez, lise eylemleri kapsamında güvenlik güçlerine ülke genelinde şok bombası kullanmamaları talimatını verdi. Karar, bazı gençlerin ağır yaralanmasının ardından polis müdahale yöntemlerine yönelik eleştirilerin arttığı dönemde geldi.

Polisin kalabalıkları dağıtmak için kullandığı şok bombaları, mühimmat saçan bombalar ve plastik mermiler siyasilerin de tepkisini çekti. Solcu Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) milletvekili Thomas Portes, bu araçların "savaş silahı" olduğunu savunarak toplumsal hareketlerde kullanılmalarının yasaklanmasını istedi.
Sosyalist Parti de polisin bazı müdahale araçlarını ve sert teknikleri kullanmasını yasaklayacak bir yasa tasarısı hazırlayacağını açıkladı.

Üniversite öğrencileri de destek için sokaklarda
Lise eylemleri, eğitim bütçesindeki kesintilerden etkilenen üniversite öğrencilerinin de desteğini aldı. Paris'teki 4. Henri Lisesi ile Sciences Po Paris ve Inalco öğrencileri eylemlere katıldı.
Remi isimli Sorbonne Üniversitesi öğrencisi, liseli kardeşinin de eylemlere katıldığını belirterek üniversite öğrencilerinin liselilere destek vermesinin nedenini, "Birçok ülkede reşit olmayanlara karşı biber gazı kullanmak yasak çünkü solunum yolları için son derece tehlikeli olabilir." sözleriyle anlattı.

Jade isimli üniversite öğrencisi ise liselilerin eğitim koşullarına dikkati çekerek, "Eğitim ve kültüre ayrılan para sürekli kesintilere uğruyor. Bu da liselileri ve öğrencileri çok büyük tehlikeye atıyor." dedi.
Jade, üniversite öğrencilerinin liselilere "aynı gemide" olduklarını göstermek ve destek vermek için katıldığını ifade etti.
Üniversite öğrencileri olarak liselilere katılmaya karar verdik çünkü unutmamak gerekir ki biz de liseliydik ve bu koşullarda eğitim almak zorunda kaldık.

Sivil toplum kuruluşlarıyla siyasilerden polis şiddetine tepki, eylemlere destek
Liseli eylemlerine destek yalnızca Fransa'daki sendikalar ile üniversitelilerle sınırlı kalmadı. Uluslararası sivil toplum kuruluşları ve siyasilerden de eylem yapan öğrencilere destek ile polis müdahalelerine tepki geldi.

Yasal Eylem Kolektifi (CAJ), gözaltılardaki yüksek sayıya ve polislerin "fiziksel şiddet, hakaret ve aşağılama girişimlerine" tepki gösterdi. Uluslararası Af Örgütü, Fransız hükümetini gerilimi düşürme ve orantısız polis müdahalesini önlemeye çağırdı. Fransız İnsan Hakları Birliği (LDH) ise liselilerin baskı altına alınmasına tepki göstererek okulların savaş alanı değil eğitim yuvası olduğunu vurguladı.

Siyasi partilerden de polis müdahalelerine yönelik eleştiriler geldi. LFI, lise eylemlerine destek verirken polis şiddetinin soruşturulması için Meclise önerge sunacağını açıkladı. Sosyalist Parti de sert müdahale yöntemlerinin sınırlandırılması için yasal düzenleme hazırlayacağını duyurdu.
Haber: Esra Taşkın, Şeyma Yiğit
