Bir zamanlar evinin bir odasına kurduğu yer sofrasında 3-5 kişiyi ağırlıyordu. Bugün aynı yemekleri 300 kişilik bir restoranda hazırlıyor.

Mardin’in Dara Mahallesi’nde yaşayan 6 çocuk annesi Leyla Açıl’ın hikayesi, aile bütçesine katkı sağlamak için mutfağa girmesiyle başladı.

Öğle yemeklerini eşinin iş arkadaşları için hazırlıyor, misafirlerini evindeki yer sofrasında ağırlıyordu. Yemekleri beğenildikçe sofrası da büyüdü. Önce tavsiyelerle yeni misafirler geldi, ardından Dara Antik Kenti’ni ziyaret eden turistler onun yemeklerini tatmaya başladı.

Bir evin odasına sığan sofra artık yetmiyordu. Açıl, artan talep üzerine restoran açmaya karar verdi. Hazırladığı projeyle Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumuna (TKDK) başvurdu ve yüzde 50 hibe desteği almaya hak kazandı.

Ailesine ait 11 dönümlük arazide kurduğu restoran bugün 300 kişiyi ağırlayabiliyor. Üstelik büyüyen yalnızca sofra olmadı. Açıl, 10’u kadın 12 kişiye de istihdam sağladı.

Mutfağında irok, sembusek, sarma ve firik pilavı gibi Mardin’e özgü yemekler hazırlanıyor. Bazı sebzeler hemen yanındaki bahçeden geliyor; yoğurt ve peynir ise beslediği ineğin sütünden yapılıyor.

Ama onun için değişimin en çarpıcı ölçüsü hala sofraya oturan insanların sayısı: “Evimin bir odasında 3-5 kişiye yemek yaparken şimdi böyle bir yerde 300 kişiye yemek yapıyoruz.”

Her sabah restorana geldiğinde yıllar önce küçük evinde kurduğu o sofradan ne kadar uzağa geldiğini yeniden görüyor.
Her gün buraya gelirken hayalimi gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyorum.

Bir zamanlar birkaç tabakla başlayan hikaye, bugün yüzlerce kişilik bir sofraya dönüşmüş durumda. Leyla Açıl’ın şimdi tek isteği, o sofrayı daha da büyütmek.


