Mardin’in Kızıltepe ilçesinde aile hekimi olarak görev yapan 45 yaşındaki Yaşar, son 5 yıldır evinden işine bisikletle gidip geliyor. Sağlık merkezine gelen çocuklar ise onu yalnızca muayene odasında görmüyor. Burada onları rafları kitaplarla dolu küçük bir kütüphane de karşılıyor.

Halil İbrahim Sincar · AA

Yaşar’ın kitaplarla ilişkisi çocukluğuna uzanıyor. O yıllarda kitaba ulaşmanın bugünkü kadar kolay olmadığını hatırlıyor. 2010’da İpek Mahallesi’ndeki aile sağlığı merkezinde göreve başladığında, çocukken kurduğu bir hayali mesleğinin içine taşımaya karar verdi.

Sağlık merkezinde bir kütüphane oluşturdu

Çocuklar aldıkları kitabı bitirdikçe geri getiriyor, yerine yenisini götürüyor. Bu döngü 16 yıldır sürüyor. Yaşar’ın çocukken kitap verdiği isimlerden bazıları bugün üniversiteyi bitirmiş, öğretmen olmuş ya da tıp fakültesinde okuyor.

Halil İbrahim Sincar · AA

Onun için bunun nedeni yalnızca okuma alışkanlığı kazandırmak değil. "Bunun aynı zamanda toplum sağlığı açısından güzel bir proje olacağını düşündüm çünkü sağlıklı bir zihinle sağlıklı bir bedenin birlikte olması gerektiğini düşünüyorum." diyor.

Aile hekimliğinin aynı insanlarla yıllar boyunca yeniden karşılaşabilme imkanını Yaşar, mesleğinin en güçlü yanlarından biri olarak görüyor. Çünkü ona göre aile hekimliği yalnızca hastalanınca kapısı çalınan bir sağlık hizmeti olmanın ötesinde.

Bu anlayış, sağlık merkezinin dışına da taşıyor. Yıllarca işine yürüyerek gidip gelen Yaşar, evi uzaklaşınca otomobil yerine bisikleti seçmiş. Yaklaşık 5 yıldır ulaşımını pedal çevirerek sağlıyor. Bisiklet kullanmasının hem kendi sağlığı hem çevre açısından anlam taşıdığını söylüyor.

Bana göre aile hekimliği, vatandaşın hastalığını değil hayatını tanımaktır. Hastalarımıza hareketli ve aktif bir yaşam sürmelerini öğütlüyoruz. Bunu kendi hayatımda yaşayarak ve örnek olarak yapmaya çalıştım.

Bu örneği en yakından görenlerden biri 17 yaşındaki Helin Ekdiren. Yaşar’ı yaklaşık 10 yıldır tanıyor. Doktorunun kaskını ve koruyucu ekipmanlarını takıp bisikletle sağlık merkezine gelişini gördükçe kendilerinin de spora teşvik edildiğini anlatıyor.

18 yaşındaki Haluk Poyraz’ın hafızasında ise başka bir Selman Hoca var. İkinci sınıftan beri tanıdığı aile hekimi, onu Dostoyevski ve Ömer Seyfettin’le tanıştıran kişi olmuş. Bugün Poyraz’ın kendi evinde küçük bir kütüphanesi var.

Halil İbrahim Sincar · AA

Yaşar ise yıllardır aynı iki şeyi söylemeye devam ediyor: "Sağlığımız için pedal çevirelim. İyi bir gelecek ve zihin sağlığımız için de kitap okuyalım."

Belki de onun muayene odasından çıkan her çocuk yalnızca bir sağlık tavsiyesiyle ayrılmıyor. Bazen kolunun altında, henüz kapağı açılmamış yeni bir hikaye de oluyor.