Cumhuriyet ile yaşıt olan Orhan Halit Sobay, 103 yaşında.Şevki Paşa Konağı’nda başlayan çocukluğundan Atatürk’ü Haydarpaşa Garı’nda karşıladığı ilk yıllara, Kazım Karabekir’in naaşını taşıdığı askerlik günlerinden İkinci Dünya Savaşı’nın kıtlık yıllarına kadar tarihe canlı tanıklık eden asırlık çınar, ilk günkü heyecanla bağlı olduğu Cumhuriyet sevgisini ve geride bıraktığı 103 yıllık yaşam yolculuğunu Spot'a anlattı.
Çocukluğu, harem ve selamlığı olan, bahçesinde serası ve mutfağı bulunan tarihi Şevki Paşa Konağı’nda geçti. Paşa’nın hanımının kendisine "İzmir Efesi" diye hitap ettiği o ilk yıllar, yerini Kadıköy’ün masmavi sularına bıraktı. Moda koyu, Fenerbahçe ve Kalamış sahillerinde yelken açarak, sandalla açılarak büyüyen bir deniz sevdalısı oldu.
"Atatürk, vagondan bize el sallardı"
Ancak çocukluğunun ve hayatının en unutulmaz hatıraları, Mustafa Kemal Atatürk ile kesiştiği anlardı. Haydarpaşa Garı yakınlarında, trenin demir yolu makasını beklediği anlarda vagon penceresindeki Atatürk'ün el salladığı günleri unutamıyor.
Atatürk senede bir-iki defa gelirdi ve biz de 5-6 yaşlarında çocuktuk. Onu karşılardık. Orada demir yolu makası vardı, dururdu tren. Bir 5-10 dakika makası beklerdi. Biz de çocuklar hep trenin geldiğini öğrenirdik ve karşılardık. Vagondan bize el sallardı, biz de ona el sallardık. Hatta bir gün bize bozuk para bile attı.
Henüz 14 yaşındayken Ata'sını kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadı. Sobay, "Atatürk vefat ettiği zaman ben çok ağladım. Ben kendimi bildim bileli Cumhuriyet'e aşık gibiydim." diyor.

24-25 yaşlarında Ankara’da Muhafız Alayı’nda askerlik görevini yaparken, Çankaya’dan Hipodrom’a kadar tam teçhizat yürüyerek resmi geçit törenlerine katıldı. Askerliği sırasında Milli Mücadele’nin kahramanlarından Kazım Karabekir Paşa vefat etti. Cenaze merasiminde top arabasının en önünde merasim kıtasında yer alan Sobay, o tarihi ve heyecan dolu anı şöyle anlatıyor: "Kazım Karabekir kumandanımız vefat etmişti. Bizi seçtiler ve cenazesini taşımak kısmet oldu. Ben top arabasının en başındayım, en öndeyim. Kayış iki tarafta var, çektim çektim açamadım. Sıkışmış. Cebimde ufak bir çakı vardı, çıkarttım ve kestim. O kadar gerilmiş ki kayış katlandı, top arabasının tam karşısında duran İsmet İnönü’nün kafasına vurdu."
Sobay, İsmet İnönü, Celal Bayar ve Receb Peker gibi Cumhuriyet’in kurucu kadrolarını katafalk nöbetlerinde ve merasimlerde yakından gözlemleme imkanı buldu.

"Ekmeği fırından karneyle alırdık"
İkinci Dünya Savaşı’nın getirdiği karartma gecelerini, camlara çekilen siyah perdeleri ve ekmek karneli kıtlık günlerini bizzat yaşadı. Günde verilen 300 gramlık simsiyah ekmeğin fırından çıkarken elde dağıldığı zorlu yılları şu sözlerle yad ediyor.
Ekmek simsiyah... Fırından karneyle alırdık. Sıcak sıcak fırından çıkar, çıkana kadar ekmek avcunda dağılırdı. Hatta İkinci Dünya Savaşı'nda İsmet İnönü'ye kızarlardı; 'Sen bizi aç bıraktın' derlerdi. O da derdi ki: 'Ben sizi aç bıraktım ama anasız babasız bırakmadım.' Yani savaşa sokmadım sizi derdi.
Askerlik sonrası Maliye Bakanlığı ve Ankara Defterdarlığı’ndaki devlet görevlerinin ardından sanayi sektörüne geçti. Sümerbank Bozüyük Seramik Fabrikası’nda Ticaret Müdürü olarak çalıştı ve Türkiye’de duvar karosunun pazarını kurup seramiği tüm ülkeye tanıtan ilk isimlerden biri oldu.
"Allah bizi cumhuriyetin dışında bırakmasın"
103 yıllık ömrünün sonbaharında, arkadaşları, akranları ve mahalle dostları birer birer aramızdan ayrılmış olsa da, o hala her Cumhuriyet Bayramı’nda penceresine ve balkonuna ay-yıldızlı bayrağı gururla asan tutkulu bir "Cumhuriyet Çocuğu."
Ben her Cumhuriyet Bayramı’nda en az iki-üç tane bayrak asarım. Ben cumhuriyet çocuğu olduğuma göre cumhuriyeti de severim, sayarım. Allah bizi cumhuriyetin dışında bırakmasın.

Geriye dönüp baktığında dürüstlükten hiç şaşmamış olmanın huzurunu yaşayan bu koca çınar, şimdiki gençlere en büyük nasihatini şu sözlerle veriyor: "Vallahi gençlere tavsiyem; dürüst olmaları. Yalan konuşmayın. Ben hayatta yalan konuşmadım. Yalan söyleyene kızarım. Aleyhimde de olsa, lehimde de olsa doğrusunu söylerim. Onun için gençlere de yalan söylememelerini, dürüst olmalarını tavsiye ederim."

