Mehmet Ekşioğlu'nun ailesi, 1965'te Rize'den Kocaali'ye geldikten sonra yetiştirmeye başladığı domatesin tohumlarını nesilden nesile korudu. Ekşioğlu, yaklaşık 20 yıldır sürdürdüğü çalışmayla hem üretimi devam ettiriyor hem de atalık tohumları farklı şehirlere ulaştırıyor.

26 yıldır TEMA Vakfı gönüllüsü olan Ekşioğlu, tohumları karşılık beklemeden paylaşmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını söylüyor.
Ailem de bana destek oluyor. Karşılık beklemeden bir şey vermekten büyük keyif alıyoruz. Yeter ki bu değer kaybolmasın.
"Her yıl 3 bin kişiye tohum dağıtıyorum"
Bahçesinde yetiştirdiği domateslerden aldığı tohumları kurutan Ekşioğlu, bunları tanıdığı ya da hiç tanımadığı kişilere ücretsiz gönderiyor.
Her yıl ortalama 3 bin kişiye ve aileye tohum dağıtıyorum. Bunun yalnızca bizim ailemizde kalmasını istemiyorum. Kocaali'nin bu değerini her tarafa yayalım. İsteyen yetiştirsin, isteyen ticaretini yapsın. Önemli olan bu domatesin bizimle kaybolup gitmemesi.
Ekşioğlu, domatesin ince kabuğu, ekşi tadı ve dolgun iç yapısıyla diğer çeşitlerden ayrıldığını belirtiyor. Yatay kesildiğinde genellikle 10-12 odacık görülen domatesin, içinin daha dolgun olduğunu anlatıyor.

Hedefi coğrafi işaret
"Ekşili Kocaali domatesi"nin korunması ve daha geniş kitlelere ulaştırılması için Kocaali Belediyesi tarafından coğrafi işaret başvurusu hazırlıkları da yürütülüyor.

Ekşioğlu, tescilin domatesin yöresel kimliğinin korunmasına katkı sağlayacağını belirterek hedefini şöyle anlatıyor: "Bu değerin sadece bizde kalmasını değil, herkese ulaşmasını istiyorum. Kocaali'yi çok seviyorum. En büyük hedefimiz, 'Ekşili Kocaali domatesi'nin coğrafi işaret alması ve ilçemizin adıyla tanınması. Bizden sonraki nesiller de bu domatesin gerçek tadını bilsin istiyorum."

