Mehmet Şakar'ın bıçakçılıkla tanışması, çocuk yaşta babasının atölyesine adım atmasıyla başladı. O günden bu yana Demirciler Çarşısı'ndaki küçük dükkanda çelik ısıtıp döven, bıçak bilen Şakar, dedesinden ve babasından kalan mesleği sürdürüyor.
Bir bıçağın çelik seçiminden dövülmesine, ısıtılmasından bilenmesine kadar birçok aşamadan geçtiğini anlatan Şakar, el yapımı bir bıçağı en az 15 günde tamamlıyor.

Ancak yıllardır sürdürdüğü mesleğin geleceği konusunda endişeli. Fabrikasyon üretimin artmasıyla işlerinin azaldığını, artık çırak yetişmediğini söyleyen Şakar, kendisinden sonra bu işi yapacak kimsenin olmadığını belirtiyor.
"50 yıldır bıçakçılık mesleğimi sürdürüyorum. Bu mesleği benden sonra yapacak kimse yok, mesleğimizin devam etmesini istiyorum." diyen Şakar, gençlerin zanaatlara yönelmesini istiyor.

Şakar'a göre bıçakçılık, emek verildiğinde insanın geçimini sağlayabileceği bir meslek.
"Bu işlerde çalışırsan, emek verirsen ekmek var." diyen Şakar, kendisine bir çırak emanet edilmesini bekliyor:
"Bugün bana ihtiyaç sahibi bir ailenin çocuğu gelse onu dört dörtlük bir usta yaparım, o da Türkiye'nin her yerinde bu mesleği yapar gül gibi de evini geçindirir."

Şakar, yarım asırdır yaşattığı mesleğin kendi ellerinde son bulmasını istemiyor.

