Türkiye’nin kendi kurduğu hızlandırıcı altyapısı, ilk malzeme testini geçti. Mayısta yapılan deneyde cam ve pleksiglas örnekleri, hızlandırılan elektronlardan elde edilen gama ışınlarına maruz bırakıldı. Deneyin ardından camın renginin değiştiği, pleksiglasın yapısında ise değişimler ve kırılmalar meydana geldiği görüldü.

Bu sonuçlar, Türkiye'nin kendi imkanlarıyla kurduğu hızlandırıcı altyapısını kullanarak malzemelerin radyasyon karşısındaki davranışlarını inceleyebildiğini ortaya koydu.

"Türkiye önemli bir eşiği geçmiş oldu"

Ankara Üniversitesinin (AÜ) Gölbaşı yerleşkesinde bulunan TARLA'da gerçekleştirilen çalışmanın, uydu ve uzay teknolojilerinden savunma sanayisine, tıbbi araştırmalardan günlük hayatta kullanılan ürünlerin geliştirilmesine kadar birçok alana katkı sağlaması bekleniyor.

TARLA Müdürü Dr. Özlem Karslı, kendi kurdukları hızlandırıcı sistemiyle ilk kez malzeme örneklerini ışınladıklarını vurguluyor ve ekliyor: "Bu ışınlama deneyleriyle Türkiye, aslında bilimsel camiada önemli bir eşiği geçmiş oldu."

AA

Kanser tedavisindeki izotoplara yönelik ön araştırmalar da yapılabilecek​​​​​​​

Uzaydaki uyduların radyasyona maruz kaldığını, bunun kamera lensleri ve sensörlerde bozulmalara yol açabildiğini anlatan Karslı, TARLA'da bu etkileri incelemeye ve gidermeye yönelik çalışmalar yürüttüklerinin altını çiziyor.

Araştırmaların, radyasyondan etkilenen uydu camlarının ve lenslerinin iyileştirilerek yeniden kullanılabilmesine katkı sağlaması bekleniyor. Karslı'ya göre, savunma sanayisindeki optik sistemlerin geliştirilmesi ve otomobillerden cep telefonlarına kadar çeşitli ürünlerde kullanılan malzemelerin dayanıklılığının incelenmesi için de bu altyapıdan yararlanılabilir.

Tıbbi görüntüleme ve kanser tedavisinde kullanılabilecek izotoplara yönelik ön araştırmalar da TARLA'da yapılabilecek.

AA

İlk kez süperiletken modülleri kullanılarak elektronlar hızlandırıldı

TARLA Hızlandırıcı Birim Yöneticisi Barış Yıldırım Demir de yaptıkları deneyin TARLA için bir dönüşüm noktası olduğunu vurguluyor. Türkiye'de ilk kez süperiletken modüller kullanılarak elektronları hızlandırdıklarını da ekliyor.

Demir'e göre, laboratuvar araştırmacılara hizmet vermeye hazırlanıyor ve hızlandırıcı teknolojisi sayesinde malzemelerin uzun yıllar içinde karşılaşabileceği bazı etkiler kısa sürede incelenebilir.

Bir dakika ışınlamayla biz, Güneş'in verdiği 20 yıllık etkiyi bir dakikada öğrenebiliriz.

AÜ'de bilgisayar mühendisliği alanında doktora yapan ve TARLA'nın demet teşhis biriminde görev alan Arif Öztürk ise elektronların hareketini takip eden sistemler üzerinde çalıştıklarını ifade ediyor.

ABD'de Stanford Üniversitesi ve Silikon Vadisi, Japonya'da Tsukuba ve Güney Kore'de Pohang gibi merkezleri örnek gösteren Öztürk, hızlandırıcı teknolojilerinin bilimsel araştırmaların yanı sıra ülkelerin teknolojik gelişimine de katkı sağladığının altını çiziyor.

Ülkemize halihazırda bir bilgi kütüphanesi hediye etmiş durumdayız. Umarım bunu gün geçtikçe de artırırız.

Öztürk'e göre de TARLA'da oluşturulan bilgi birikimi Türkiye'nin savunma sanayisi ve sivil teknolojileri açısından önem taşıyor.