Türkiye, kimlik kartından pasaporta, otomotivden savunma sistemlerine uzanan geniş bir alanda kullanılan yarı iletken çiplerde dışa bağımlılığı kırmak için düğmeye bastı. 2027-2029 Orta Vadeli Program'a (OVP) giren hedef net: Yurt içinde üretim tesisleri kurmak, tasarım ve AR-GE kapasitesini büyütmek.
Şu an TÜBİTAK BİLGEM ve Yarı İletken Teknolojileri Araştırma Laboratuvarı (YİTAL) çatısında yürütülen çalışmalarda üretim kapasitesi 250 nanometre seviyesinde. Program döneminde bu rakamın 110 nanometreye çekilmesi planlanıyor. Bu, sektörün küresel rekabette bir basamak yukarı taşınması anlamına geliyor.
Yıl sonuna kadar hazırlanacak eylem planlarıyla kamu, çok ortaklı bir "Ulusal Çip Konsorsiyumu" kurmayı da hedefliyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının HIT-30 programı kapsamındaki HIT-Çip çağrısına 5 milyar dolarlık bütçe ayrıldı. Hedef, 65 nanometre veya daha ileri teknolojide yılda en az 1 milyon çip üretim kapasitesi.
Milli işlemci projeleri ÇAKIL ve ALP-EREN de bu tablonun bir parçası. Açık kaynaklı mimarilerle güvenli işlemci çekirdekleri geliştirilecek. Otomotiv ve beyaz eşya gibi Türkiye'nin güçlü olduğu sektörlerde yerli çip kullanımının nasıl genişletileceği de ayrı bir çalışma başlığı.
