Sivas Hafıza Merkezi, Kızılay Arşivi'nde bulunan Balkan ve Birinci Dünya savaşları dönemine ait belgeleri incelemeye aldı.
Yürütülen çalışmalar sonucunda, savaşlara katılan ve esir düşen 180 Sivaslı askerin ailelerine yazdığı ancak çeşitli nedenlerle sahiplerine ulaşamayan mektuplara ulaşıldı.
Tarihi belgeler üzerinde gerçekleştirilen araştırmalarla askerlerin kimlikleri, aileleri ve yaşadıkları olaylar tespit edilerek, geride bıraktıkları hatıraların günümüzde yaşayan yakınlarına ulaştırılması amaçlanıyor.
Birinci Dünya Savaşı sırasında Ruslara esir düşerek Sibirya'ya götürülen Sivaslı süvari yüzbaşı Abdülkadir'in esaret yıllarına ait tarihi belgeler ise aradan geçen 110 yılın ardından torunu Dr. Selahi Ertürk'e teslim edildi.
Örtülüpınar Mahallesi'nden olan süvari yüzbaşı Abdülkadir, 1916 yılında Erzurum'un Narman bölgesinde Ruslara esir düştü. Binlerce kilometre uzaklıktaki Sibirya'da bulunan bir esir kampına götürülen Yüzbaşı Abdülkadir, burada ailesinden ve memleketinden uzakta zorlu esaret yılları geçirdi.
Oğlunun esir düştüğünü öğrenen annesi Nisa Hanım ise kendisine ulaşabilmek için çeşitli girişimlerde bulundu. Nisa Hanım, oğluna yazdığı mektupların esir kampına ulaştırılması amacıyla dönemin devlet makamlarına müracaat ederek yardım talebinde bulundu.
Ancak anne ile oğul arasındaki haberleşme çabaları, savaşın ve esaret şartlarının getirdiği güçlükler nedeniyle karşılık bulamadı.
Süvari yüzbaşı Abdülkadir hakkında esir kampında Fransızca düzenlenen bilgi formu ise yaşanan hasreti bütün açıklığıyla ortaya koydu.
Haberleşme vesikasında, yüzbaşı Abdülkadir'in evinden bugüne kadar herhangi bir para veya posta alamadığı belirtilerek, esir yüzbaşının en büyük ihtiyacına ilişkin kendi ifadelerine de yer verildi.
Yüzbaşı Abdülkadir, formda en büyük beklentisini, "Bugüne kadar birçok mektup göndermeme rağmen tek bir cevap bile alamadım. Annemden gelecek mektubu ve onun sağlık durumuna ilişkin haberleri büyük bir endişeyle bekliyorum." sözleriyle dile getirdi.
110 yılın ardından ortaya çıkarılan bu belgeler, Sibirya'da annesinden haber bekleyen bir askerin ve Sivas'ta oğluna ulaşmaya çalışan bir annenin yaşadığı hasreti yeniden gün yüzüne çıkardı.
