İstanbul’da eylül ayında solunan hava, bir önceki yılın aynı dönemine göre daha kirliydi. İTÜ’nün analizine göre 24 ölçüm istasyonundaki ortalama PM10 değeri, 28,38 mikrogramdan 29,33 mikrograma (metreküp başına) çıktı. Bu da yaklaşık yüzde 3'lük bir artış demek.

Tablo ikiye bölünmüş durumda. Kirlilik 9 istasyonda arttı, 15 istasyonda azaldı. En yüksek değer 61,73 mikrogramla Sultangazi 3'te ölçüldü. Onu Kağıthane 1 (57,89) ve Sultangazi 2 (53,18) izledi. En temiz hava ise 12,96 mikrogramla Kandilli 1'deydi. Üsküdar 1 ve Ümraniye 1 de düşük değerlerle ön plana çıktı.

Yıllık kıyasta büyük sıçramalar var. Çatladıkapı’da yüzde 75,97, Sultangazi 2'de yüzde 63,34 artış kaydedildi. Beylikdüzü’nde ise kirlilik yarı yarıya; yüzde 50,2 azaldı.

İTÜ İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros’a göre asıl etken okulların açılmasıyla yoğunlaşan trafik. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde servisler ve işe gidiş-geliş hareketliliği hava kalitesini düşürüyor.

Karadeniz’den esen kuzeydoğulu rüzgarlar da kirleticileri dağıtıyor. Güneyli veya zayıf rüzgârlarda ise kirleticiler yere yakın bölgelerde birikiyor. Sonbaharda gece yüzeyin soğumasıyla oluşan sıcaklık terselmesi bu birikimi sabah saatlerinde artırabiliyor. Yağış ise havadaki partikülleri yere indirerek yoğunluğu azaltıyor.

Toros, ısınma sezonunun başlamasıyla birlikte ısı yalıtımının, gereksiz ısıtmadan kaçınmanın, doğru yakma tekniklerinin ve düzenli baca temizliğinin kirliliği sınırlamada kritik olduğunu vurguluyor.