Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Klinik Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Bahadır'a göre, son 20 yılda yaygınlaşan elektronik sigara, puff ve ısıtılmış tütün ürünlerinden solunan maddeler akciğerdeki hava keseciklerini bozuyor ve kalıcı hasar bırakabiliyor. Elektronik sigarayla tanımlanan "akciğer hasarı" hastayı solunum yetmezliğine sokup yoğun bakıma taşıyabilecek kadar ağır seyredebiliyor. İleri dönemde KOAH riski doğuyor. Astımlılarda ise atak sıklığı artıyor ve hastalık kontrolden çıkabiliyor.

Elektronik sigaraların başlangıçta "bırakma yöntemi" diye tanıtılmasını "aldatmaca" olarak nitelendiren Bahadır, hiç tütün kullanmayan ve sigara içmeyenlerin bunlara merakla başladığını, durumun daha sonra sigara kullanımına dönüşebildiğini ifade ediyor. Yapılan çalışmalara göre, bu kişilerin sonradan üç kat daha fazla sigara içtiği görülebiliyor.

Bahadır, tütün endüstrisinin bu pazara girmek için gençleri hedef aldığını, ürünlere meyve aroması ve tatlandırıcı eklediğini vurguluyor. Bazı cihazlar bellek kadar küçük ve üzerinde çeşitli resimler var. Normal sigaraya göre kokusuz olduğu için aileler fark edemeyebiliyor. Gencin odasındaki yoğun meyve kokusu sadece ipucu olabiliyor.

Ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Kültegin Ögel de elektronik sigaradaki nikotin miktarının tütüne göre fazla olduğunu söylüyor. Aroma, koku ve renk de kullanımı artıran tetikleyiciler arasında. Ögel, bu ürünlerin gençlerde beyin gelişimini olumsuz etkilediğini ve ciddi solunum sorunlarıyla başvuran çok sayıda çocuk gördüğünü belirtiyor. Ürünlere başka uyuşturucu maddelerin konulma ihtimalini de hatırlatıyor.

Ögel'e göre birçok genç ürünlerin yasak olduğunu bilmiyor. Ebeveynler de çocuğun çantasında gördüklerinin ne olduğunu ayırt edemiyor. Uzmanlar, önce ailelerde ve gençlerde farkındalığın artması gerektiğini vurguluyor.