Türkiye’de arıcılık yaş ortalamasını düşürürken profilini de değiştiriyor. Diplomasını alıp şehirdeki masa başı işi yerine kovanları seçen, teknolojiyle çalışan bir kuşak sektörde yer açıyor.

Bu dönüşümün görünür tarafını Düzce Üniversitesi Arıcılık Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi (DAGEM) Müdürü ve Uluslararası Genç Arıcılar Merkezi (ICYB) Türkiye Temsilcisi Prof. Dr. Meral Kekeçoğlu anlatıyor. Kekeçoğlu’na göre devletin genç girişimci ve genç çiftçilere verdiği destekler, arıcılığın daha teknolojik ve kaliteli yapılmasını amaçlıyor. Sonuçlar da bu yönde; sektöre gençlerin ilgisi artıyor.

Bu yıl bal rekoltesi yükseldi. Kekeçoğlu, iklimin ve florayı destekleyen koşulların bunda payı olduğunu kabul ediyor ama tek etken saymıyor. Artışı bilinçli ve teknik arıcılığın yaygınlaşmasına, Tarım ve Orman Bakanlığının taklit ve tağşişle mücadelesine de bağlıyor.

AA

“Köye, doğaya dönüş” eğilimi de beyaz yakalıları sektöre çekiyor. Kekeçoğlu, özellikle üniversite mezunu olup kendi işini yapmak yerine arıcılığı seçen bir kesimin ortaya çıktığını söylüyor.

Kekeçoğlu’nun bir başka vurgusu bal dışı ürünlerde. Türkiye’nin diğer arı ürünlerinin üretimini ve katma değere dönüştürülmesini destekleyerek sektörün yalnızca bala bağlı kalmaması gerektiğini belirtiyor.

Sektörün gençleşmesi küresel bir gündem. 2010'dan beri düzenlenen Genç Arıcılar buluşmaları sırasıyla Çek Cumhuriyeti, Dubai ve Kuzey İrlanda’da yapıldı. Sıradaki durak Türkiye. 5-9 Temmuz 2027'de Düzce Üniversitesi ev sahipliğinde yaklaşık 50 ülkeden 12-17 yaş arası gençler yarışmalar için bir araya gelecek.