Osmanlı Türkçesiyle hazırlanmış en eski eksiksiz basılı dünya haritası kabul edilen eser, 16. yüzyılın siyasi ve bilimsel dünya anlayışına ışık tutuyor.
Katar Milli Kütüphanesi'nde düzenlenen konferansta konuşan Giancarlo Casale, Hacı Ahmed Haritası'nın Piri Reis'in günümüze ulaşan haritasından farklı olarak dünyanın tamamını gösterdiğini belirtti.
Piri Reis'in haritası bütün dünyayı göstermiyor. Çünkü Asya'yı, Afrika'yı ve Avrupa'yı gösteren parçaları kaybolmuş. Ayrıca basılmış bir eser değil, el yazması.
Hacı Ahmed Haritası'nın ise Avrupa, Asya, Afrika ve Amerika kıtalarını tek bir görsel üzerinde bir araya getirdiğini aktaran Casale, haritanın Osmanlıların coğrafi keşiflerdeki rolünü ve dünya coğrafyasına ilişkin bilgisini yansıttığını söyledi. Haritada kullanılan kalp biçimindeki dünya tasvirinin, 16. yüzyılda Avrupa'da geliştirilen "kordiform" projeksiyon tekniğiyle ilişkili olduğunu vurguladı.
Osmanlıların coğrafi keşiflerdeki rolünün yeterince araştırılmadığını belirten Casale, 16. yüzyılın yalnızca Avrupalı devletlerin değil, Osmanlı İmparatorluğu'nun da keşif faaliyetleri yürüttüğü bir dönem olduğunu ifade etti. Portekizlilerin Afrika üzerinden Hint Okyanusu'na ulaştığı dönemde Osmanlıların da Basra Körfezi üzerinden bölgede faaliyet gösterdiğini ve Portekizlilerle karşı karşıya geldiğini hatırlattı.

Kanuni Sultan Süleyman güneşe benzetiliyor
Haritanın üzerindeki Osmanlı Türkçesi metinlere de değinen Casale, "1559 tarihli Hacı Ahmed Dünya Haritası'nda Kanuni Sultan Süleyman 'dünyanın hükümdarı' olarak tasvir ediliyor ve güneşe benzetiliyor. Haritada Osmanlı Devleti'nin Avrupa, Asya ve Afrika'daki gücü ayrıntılı biçimde anlatılıyor." dedi.
Haritanın Kanuni Sultan Süleyman'a ayrılan bölümünde Anadolu, Karaman, Diyarbakır, Erzurum, Bağdat, Şam, Arabistan, Mısır, Balkanlar ve Macaristan'ın Osmanlı yönetimi altında olduğu belirtiliyor.
İmparatorluğun etki alanının Avrupa'da Almanya'ya, güneyde Etiyopya'ya ve batıda Cezayir üzerinden Fas'a kadar uzandığı aktarılıyor.
Hicri 967 tarihli metinde Kanuni Sultan Süleyman, Avrupa'nın hükümdarı ve "Sultanların Sultanı" olarak tanımlanıyor.

Osmanlı padişahının güneşe benzetildiği anlatımda, diğer hükümdarların onun ihtişamı karşısında yıldızlarla dahi kıyaslanamayacağı ifade ediliyor.
Casale, haritaya adını veren Hacı Ahmed'in gerçek kimliğinin kesin belirlenemediğini, eserin tercümanlar ve bilim insanlarının da katkıda bulunduğu bir ekip çalışması olduğunu belirtti.
Haritanın üzerindeki metinde Hacı Ahmed'in Tunuslu bir alim olduğu, Fas'ta eğitim aldığı, denizde esir düşerek köle olarak satıldığı ve daha sonra Venedikli bir soylunun himayesine girdiği anlatılıyor.

Günümüze yalnızca 11 nüshası ulaştı
1559 tarihli Hacı Ahmed Dünya Haritası'nın günümüze ulaştığı bilinen yalnızca 11 nüshası var.
Bu nüshalardan biri Katar Milli Kütüphanesi'nde muhafaza edilirken diğerleri ABD Kongre Kütüphanesi, Fransa Milli Kütüphanesi, Avusturya Milli Kütüphanesi ve Venedik'teki Marciana Kütüphanesi gibi kurumların koleksiyonlarında yer alıyor.
New York, Washington ve Venedik gibi kentlerde sergilenen harita, Osmanlı bilim tarihi ve erken modern dönemde kültürler arası bilgi alışverişinin önemli belgelerinden biri olarak değerlendiriliyor.

